İçeriğe geç
Şehir Rehberi

Gece Hayatı Seven Escort Kardelen

"Cam çatlamadan şekil almaz, kırılmadan ışığı süzmez kızım," dedi babacan bir sesle. "Eski Beykoz cam ustaları çatlayan kıymetli camları çöpe atmazdı; kırılan yerlerin arasına sıvı şaloma aleviyle eritilmiş sarı pirinç teli ve şeffaf amber reçinesi akıtır, o çatlak çizgisini eserin ışığı kıran ana damarına dönüştürürlerdi. Camın yarası, ona kendi parıltısını veren yerdir."

Kardelen’in Arnavutköy, Beyazgül Sokak ve Francalacı Caddesi’ndeki Cam Üfleme Sanatı Mücadelesi

Ekim ayının ortalarında Karadeniz’den Boğaz’a doğru inen sert ve soğuk poyraz rüzgârı, Arnavutköy’ün dik yamaçlarına dizilmiş asırlık ahşap yalıların cumbalarını gıcırdatarak Beyazgül Sokak’ın dar, arnavutkaldırımlı basamaklarında ıslık çalarken; Kardelen kucağındaki çelik üfleme borularını (pipo), cam şekillendirme cımbızlarını ve özel ısıya dayanıklı ahşap kepçeleri düşürmemek için Francalacı Caddesi’ne doğru güçlükle tırmanıyordu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü son sınıf öğrencisi olan Kardelen, Beykoz’un kadim "Çeşm-i Bülbül" ve cam üfleme geleneğinden esinlenerek İstanbul’a gelmişti. Amacı, geleneksel Osmanlı cam zanaatını modern akışkan formlarla birleştirerek devasa boyutta, ışığı kıran heykelsi cam vazolar ve panolar üretmekti. Arnavutköy’ün arka sokaklarında, rutubetli ve tavanı fırtınalarda zangırdayan tek odalı eski bir ahşap çatı katında yaşıyor; akşamları sahil yolundaki bir balıkçıda komilik yapıp masa silerek hem ev kirasını çıkarıyor hem de yüksek dereceli üfleme ocağı kirası ve renkli cam çubukları için para biriktiriyordu.

O gün, hayatının en büyük akademik dönüm noktası sayılan uluslararası bir çağdaş cam tasarımı yarışmasının eser teslim günüydü. Boğaziçi kıyısındaki tarihi bir köşkün avlusunda düzenlenecek "Boğaz’ın Akıntısı ve Camın Işığı" temalı sergi için aylardır uykusuz kalarak hazırladığı, üfleme borusuyla kor halindeki camı saatlerce döndürüp içerisine mavi ve beyaz spiraller kattığı devasa "Arnavutköy Yakamozları" cam vazosunu jüriye ulaştırması gerekiyordu. Eğer eseri dereceye girerse hem İtalya’daki Murano Cam Akademisi’nde iki yıllık burslu uzmanlık eğitimi imkânı kazanacak hem de aylardır biriken atölye borçlarını tamamen kapatabilecekti. Günlerdir 1200 derecelik fırın karşısında durmaktan yüzü ve elleri ısıdan kavrulmuş, uykusuzluktan göz pınarları kurumuştu.

Ancak Beyazgül Sokak’ın en dik virajında ilerlerken, mahalle arasındaki bir evin balkonundan kontrolsüzce sokağa sıçrayan iri bir sokak köpeği birden Kardelen’in üzerine doğru koştu. Anlık bir panikle kenardaki ahşap çitlere doğru sıçrayan Kardelen’in ayağı, yağmurla ıslanmış kaygan dik taşlarda kaydı. Sertçe yere kapaklanan genç kızın kucağındaki sünger kaplı muhafaza kasası elinden fırlayarak merdiven köşesindeki demir kapı eşiğine çarptı. Kasadan fırlayan o narin, incecik cam vazo sert metale vurarak çatırdayarak üç parçaya bölündü; üzerindeki kobalt mavisi Çeşm-i Bülbül hatları yarıldı, haftalarca ter dökerek biçimlendirdiği gövde sokağın kenarındaki ıslak yaprakların üzerine saçıldı.

Kardelen, dizlerindeki kesiklerin ve ellerine batan sıcak cam parçalarının acısını hissetmeden, yaprakların üzerinde dağılan cam kırıklarına bakarak donakaldı. Saatlerce fırın karşısında ter döktüğü uykusuz geceler, nasırlı elleri ve Murano hayalleri saniyeler içinde o ıslak sokağın ortasında yok olup gitmişti. Ağlamaktan göğsü sıkışan genç kız, Arnavutköy’ün bu poyrazlı ve taş yokuşlu sokağında ne kadar çaresiz kaldığını hissetti.

O sırada sokağın hemen başındaki eski bir cam ve üfleme atölyesinden çıkan, Arnavutköy’ün elli yıllık emektar cam ustası "Sami Usta" gürültüyü duyup dışarı koştu. Kardelen’in çaresizce cam parçalarını toplamaya çalıştığını görünce onu kolundan tutup kaldırdı, omuzlarına şaloma ve kurum kokan önlüğünü örterek dumanı tüten pürmüz alevinin yandığı atölyesine götürdü.

Dış referanslar

Kaynaklar

Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

  1. istanbulgeceyasami.icuistanbulgeceyasami.icu