Karaköy’ün asırlık döküm kapılı hırdavatçıları ve demir tozu kokan dar sokaklarından Rıhtım Caddesi’ne doğru esen keskin sonbahar poyrazı, Perşembe Pazarı’nın taş cephelerini döverken, Beyoğlu’ndaki bir anadolu lisesinin son ders zili gürültüyle çaldı. On yedi yaşındaki Gizem, okul ceketinin üzerine giydiği lacivert kaşe montun düğmelerini sıkıca ilikleyip ağır sırt çantasının askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Galata Kulesi çevresindeki kafeteryalara gülüşerek gitme tekliflerini nezaketle geri çevirerek, adımlarını Karaköy rıhtımında XIX. yüzyıldan kalma tarihi bir taş binanın ikinci katında yer alan uluslararası denizcilik hukuku ve gemi sicil tescil acentesine doğru hızlandırdı.
Gizem, sekiz ay önce babasını Ambarlı Limanı’nda kuru yük gemisi bakım iskelesinde halat kopması sonucu meydana gelen kazada yitirdikten sonra yatalak babaannesi ve ilkokula giden küçük kız kardeşinin tüm geçim yükünü omuzlamıştı. Kasımpaşa’daki dik bir yokuşun başındaki mütevazı kiralık dairenin masraflarını ödemek, babaannesinin her ay yenilenen özel medikal bakım ürünleri ile kardeşinin okul masraflarını karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve uluslararası deniz ticareti kütük kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; taze filtre kahve, antika ahşap vernikleri, deniz hukuku ciltleri ve yüksek hızlı tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı son derece vakur, kurumsal ama yüksek tempolu bir mekândı. Gizem’in görevi; Londra ve Rotterdam merkezli denizcilik mahkemelerinden gelen gemi kaza raporlarını sisteme işlemek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı deniz ticaret onay dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak gemi sigorta ve tazminat evraklarını teslimat defterine kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında tonaj katsayılarını, Lloyd’s sicil numaralarını ve döviz kurlarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev arşiv klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Gizem’in en büyük arzusu ise İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği Bölümü’nü kazanıp denizcilik hukuku ve uluslararası taşımacılık operasyonlarında uzmanlaşmış vizyoner bir lider olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Sayısal özet kartlarını ve Fizik-Matematik ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki akışkanlar mekaniği, integral ve vektör sorularını zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve asırlık poliçe evraklarının ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, Cebelitarık Boğazı’nda karaya oturan bir Türk bandıralı konteyner gemisi için hazırlanan yetmiş beş parçalık Acil Sigorta Tazminat Dosyası’nın taranması, numaralandırılması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir liman tespiti için Tuzla tersaneler bölgesine gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Gizem’in omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Binanın ağır demir kapısını kilitleyip Karaköy İskelesi’ne doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.