Karadeniz’in vahşi dalgalarının Şile’nin dik falezlerini dövdüğü, kuzeyden gelen tuz kokulu ve buz gibi kasım poyrazının tarihi deniz fenerinin etrafında uğuldayarak ıslık çaldığı bir akşamüstü, ilçenin yüksek tepesindeki köklü anadolu lisesinden son ders zili coşkuyla ve gürültüyle çaldı. On yedi yaşındaki Lara, okul ceketinin üzerine giydiği kalın kabanın düğmelerini sıkıca kapatıp ağır YKS hazırlık kitaplarıyla dolu yıpranmış sırt çantasını omzunda düzeltti. Sınıf arkadaşlarının sahil şeridindeki kafelerde oturup sıcak çikolata içme davetlerini içten bir tebessümle geri çeviren genç kız, adımlarını Şile Limanı’na bakan, XIX. yüzyıldan kalma iki katlı kargir taş binada faaliyet gösteren uluslararası antika haritalar ve Osmanlı deniz feneri seyirnameleri arşiv acentesine doğru hızlandırdı.
Lara, sekiz ay önce babasını Şile Liman şantiyesinde yürütülen dalgakıran ve blok yerleştirme çalışmaları sırasında fırtına nedeniyle devrilen vinç kulesinin aksının kırılması sonucu meydana gelen talihsiz iş kazasında kaybettikten sonra ailesinin tüm geçim yükünü tek başına sırtlanmıştı. Balibey mahallesindeki mütevazı iki katlı müstakil evin kirasını ödemek, kronik KOAH hastası annesinin buhar ve oksijen cihazı masraflarını karşılamak ve ilkokula giden küçük erkek kardeşinin okul giderlerini tedarik edebilmek için her gün okul çıkışında bu tarihi arşivde akşam sekreteri ve kayıt görevlisi olarak çalışıyordu.
Acentenin içi; eskitme kâğıt kokuları, koruyucu solüsyonlar, XVIII. yüzyıl Osmanlı fenerci kayıtları ve yüksek hızlı geniş format tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı kurumsal ve yoğun bir mekândı. Lara’nın görevi; Londra, Zürih ve Cenova merkezli denizcilik tarihi enstitülerinden gelen restorasyon paftalarının fiziki kontrolünü yapmak, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu yazışmalarını dosyalamak, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak optik tarama sertifikalarını zimmet defterine kaydetmekti. Yüksek tempolu bu sekreterlik işinde saatlerce yüksek çözünürlüklü monitör karşısında kod doğrulaması yaparken gözleri kurur, şık görünmek zorunda olduğu topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev rulo pafta tüplerini ahşap raflara istiflerken omuzları ile sırtı ağır bir sancıyla ağrırdı.
Lara’nın en büyük hayali ise İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü’nü kazanıp hidrodinamik ve modern deniz araçları tasarımı üzerine uzmanlaşmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmecede YKS Sayısal özet kartları, Fizik ve İleri Matematik föyleri hazır beklerdi. Bir yandan dahili telefon hatlarını bağlayıp kurye zimmetlerini onaylatırken, diğer yandan çekmecedeki türev, integral ve analitik geometri sorularını zihninden çözmeye çalışıyordu.
O akşam, Deniz Müzesi restorasyon sergisi için Zürih’teki Uluslararası Deniz Mirası Konseyi’ne gönderilecek yetmiş beş parçalık Acil Fener ve Seyir Paftaları Akreditasyon Dosyası’nın taranması, kodlanması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir paftanın tespiti için Ümraniye şubesine gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Lara’nın omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Binanın ağır meşe kapısını kilitleyip Şile merkezdeki otobüs durağına doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle kuzeyin soğuk gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.