İstanbul, dışarıdan bakıldığında sınırsız imkanların, ışıltılı sokakların ve büyük fırsatların merkezi gibi görünse de Anadolu’nun mütevazı bir kasabasından büyük beklentilerle gelen gençler için çoğu zaman çetin bir varoluş sınavına dönüşür. Hikayemizin başrolünde yer alan Derin, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi son sınıf (intörn) öğrencisidir. Derin’in hikayesi; artan yaşam maliyetleri, ağır hastane nöbetleri, pahalı tıbbi kaynak kitap masrafları ve metropolün getirdiği yalnızlık karşısında tek başına direnen genç bir kadının sessiz mücadelesini temsil etmektedir.
Gündüzün Sessizliği, Gecenin Maskeleri
Derin’in hayatı iki ayrı gerçeklik arasında keskin çizgilerle bölünmüştür. Gündüzleri hastane koridorlarında saatlerce acil servis nöbetlerinde, poliklinik şartlarında ve ağır vizit maratonlarında ter döküp hocaları ile akranları arasında son derece disiplinli, soğukkanlı ve mesleğine odaklanmış bir profil çizen Derin; akşam çöktüğünde Cerrahpaşa’nın dik ve loş sokaklarından geçerek rutubetli, küçük bir bodrum katı dairesine çekilir.
Anadolu'da emekli bir memur ailesinin kızı olarak kimseye yük olmadan okulunu bitirebilmek, fırlayan ev kirasını ve TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı) hazırlık setleri ile medikal ekipman giderlerini karşılayabilmek adına gece geç saatlere kadar medikal makale çevirmenliği ve tıbbi veri analizi gibi ağır serbest zamanlı işlerde çalışmak zorundadır. Şehrin stresi, hastanedeki insani dramlar, bitmek bilmeyen finansal kaygılar ve zamanla yarışma hali, Derin’in omuzlarında erken yaşta taşınması zor bir olgunluk ve zihinsel bir yorgunluk biriktirmiştir.
Sosyolojik ve Psikolojik Yansımalar
Derin’in İstanbul’da tek başına ayakta kalabilmek için verdiği bu sessiz mücadele, ruhsal dünyasında ve sosyal çevresinde geri dönülemez izler bırakmaktadır.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.