İçeriğe geç
Şehir Rehberi

Boğaz’ın Soğuk Dalgalarında Bir Ritim

Aslı’nın mücadelesi, İstanbul’un kültür-sanat dünyasında kendine yer bulamaması ve or оркеstralardaki kadro yetersizliği nedeniyle sokak müzisyenliğine ve özel derslere mecbur kalmasıyla başladı. Her gün devasa çello kutusunu sırtına vurup Beykoz’un dik yokuşlarından aşağı iniyor, otobüs ve feribot aktarmalarıyla İstinye’ye geçiyordu. İstinye Feribot İskelesi’nin rüzgarlı köşesinde veya vapur yanaşma yerlerinde.

Aslı, konservatuvarın çello bölümünden mezun olmuş, müziğe tutkuyla bağlı yirmi üç yaşında bir müzisyendi. Babasının vefatından sonra annesinin ve küçük kardeşinin geçim sorumluluğu tamamen onun omuzlarına yüklenmişti. Beykoz’un Anadolu Kavağı’na yakın, dik yokuşlu bir mahallesinde, sobalı müstakil bir evde yaşıyorlardı.

Aslı’nın mücadelesi, İstanbul’un kültür-sanat dünyasında kendine yer bulamaması ve or оркеstralardaki kadro yetersizliği nedeniyle sokak müzisyenliğine ve özel derslere mecbur kalmasıyla başladı. Her gün devasa çello kutusunu sırtına vurup Beykoz’un dik yokuşlarından aşağı iniyor, otobüs ve feribot aktarmalarıyla İstinye’ye geçiyordu. İstinye Feribot İskelesi’nin rüzgarlı köşesinde veya vapur yanaşma yerlerinde saatlerce çello çalarak harçlık toplamaya çalışıyordu.

Müzik yapmak onun için bir zevk olmaktan çıkmış, dondurucu kış soğuklarında parmakları hissizleşene kadar süren bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştü. Parmaklarının çatlaması, ensesinde hissettiği Boğaz’ın nemli rüzgarı ve gelip geçen insanların bazen acıyan, bazen küçümseyen bakışları ruhunu zedeliyordu. En zoru ise, soğuktan telleri akort tutmayan enstrümanını korumaktı.

Bir akşamüstü, Karadeniz’den gelen fırtınanın Boğaz’ı esir aldığı sırada, feribottan inen kalabalığa müzik yaparken şiddetli bir rüzgar hamlesi geldi. Aslı enstrümanını korumak için öne atıldı fakat dengesini kaybedip beton zemine düştü. Çellosunun gövdesinde derin bir çatlak oluştu. Çello, onun sadece ekmek teknesi değil, sesini dünyaya duyurduğu tek arkadaşıydı. Anadolu Kavağı’na dönen son otobüste, kucağında kırık enstrümanıyla sessizce gözyaşı döktü. Evdeki sobanın başında, yetersiz imkanlarıyla ahşap tutkalı ve işkencelerle çellosunu tamir etmeye çalıştı. Çellodan çıkan ses artık eskisi gibi pürüzsüz değildi; üzerinde derin bir yara izi vardı. Ama Aslı, o çatlak sesten çıkan tınıda kendi hayatının sert ve pes etmeyen ritmini buldu. Ertesi gün, rüzgara karşı o çatlak tınıyla çalmaya devam etti.

Dış referanslar

Kaynaklar

Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

  1. istanbulgeceyasami.icuistanbulgeceyasami.icu